AYNA CUNDA

cunda

Etiket: yabani kuşkonmaz

Kustulidena’nın Avronez Çorbası

Kustulidena Tanju’nun anneannesinin lakabıymış yani Sakize Hanım. Yaşasaymış şimdi yüz yaşını aşkın olacakmış. Geçen bir akşam Tanju’nun değişiyle Ayna’nın gözlerden uzak arka masasında otururken izvinyayı ne kadar sevdiğimden bahsediyordum. İzvinya yabani kuşkonmazın tatlı olanıymış, acısına aslında ”avronez” denirmiş. Biz genelde ikisini karışık pişiriyoruz ve isimlerirn farklı olduğunu bilmiyordum. O sırada Tanju’nun aklına da  anneannesinin çorbası geldi. Çorba acı olur dedi, herkes sevemez. Ama bence herkesin sevmesi de gerekmez ya da herkes de sevmesin aslında Kustulidena’nın çorbasını.

Sadece acı yabani kuşkonmazlar körpe yeri bitene kadar küçük küçük ayıklanıyor. Geri kalanı çöp çünkü odunsu oluyor. Bir büyük soğan ince ince doğranıyor. Bir tencerede soğanlar ve avronezler birlikte hafif kavrulup sonra az suyla pişmeye bırakılıyor. Yumuşadıktan sonra biraz daha su ilve ediliyor, tuzu ayarlanıyor. Kaynadıktan sonra sirkeli, unlu terbiyesi ılıştıra ılıştıra içine ekleniyor. Çorba hazır. Sirkesi keskin, acısı öyle biber acısı gibi değil, gerçekten topraktan gelen, sanki mineral taşıyan demirimsi bir tat. Onca sirkeden ve acılıktan damağınızda kalansa ilgiç bir şekerlilik. Yani bu çorbada yüz yaşını aşkın anneannenin ve onun da anneannesinin, hayatın ve benim şu anda yaşadığım garip duygusallığın tadı var. Tüm ananelere ve onların yüz yıllık tariflerine…Avranoz Çorbası

Reklamlar

İzvinyalı Yufka

Uzun zamandır yazamadım, anladım ki meğer beklediğim buymuş. İzvinya, asparaça, acı filiz ya da yabani kuşkonmaz adı her neyse onda anlayamadığım çekici bir şey var, enginardaki gibi büyülü bir şey. Bir kere izvinyayı görmek demek bahar geldi artık demek, enginar da yolda demek, çağla çakacak demek, kış bitti demek! İzvinya buralarda her yerde var aslında. Patriçada küçük bir yürüyüş yaparsanız bir öğün doyacak kadar izvinyanız olur, tabii gözlerinizin iyi görmesi gerek. Onca otun arasında ince uzun asparaçaları farketmek uzmanlık işi. Yürüyüşten dönerken de Zeki’nin çiftliğine uğrayıp iki tane özgür tavuk yumurtası alırsanız dünyanın en sağlıklı ve lezzetli yemeğini yiyeceksiniz demektir.

Ayvalık’ta izvinya genelde taze soğanla, zeytinyağında kavurup üzerine yumurta kırılıp yenilir. Ama biz bu sefer biraz değişiklik yapalım dedik.  Altınova’dan ekşi maya almıştık. Bir ekmek hamuru yaptık. Sonra küçük bezelere ayırıp incecik açtık hamuru. Ocakta bir tavada, saçta pişirir gibi pişirdik yufkayı. Üzerine taze soğanla kavurup yumurta kırdığımız izvinyayı, lor peynirini ve biraz da teneke tulumunu koyup fırına verdik. İşte sonuç!

izvinyalı yufka