AYNA CUNDA

cunda

Etiket: Ayvalık Zeytinyağıı

Çağlalı Enginar ”40 Enginar 19. Gün”

Cunda’da nefis bir bahar var. Her yer çiçek, hava çok net, tertemiz, belki de en güzel günlerini yaşıyoruz yılın. Doğanın en mucizevi zamanı, her yerden başka güzellik fışkırıyor. Bu durum tabii sebzelere meyvelere de yansıyor. Bu hafta pazardan aldığımız çağlalar çok güzeldi. Çıtır çıtır, ekşi ve lezzetli. Enginarlar deseniz onlar zaten bambaşka. On dokuz gündür her gün enginar pişiriyoruz, artık sıkılmamız lazım, ama yok sıkılınmıyor. Kokusunu duyduğumuz an keyfimiz yerine geliyor.

Bugünün enginarı çağlalı! Geçen yıllarda bu mevsimde çağlayı kendi başına zeytinyağlı pişirirdik, bu yıl konumuza uygun olarak enginarlı yapalım dedik. İyi ki de demişiz, çok güzel oldu!

Önce çağlalar haşlandı, yumuşayıncaya kadar, biraz tuzla. Özen Hanımla, Hüseyin Beyin adeta Antik Yunan resimlerinden  fırlayıp günümüze gelmiş  enginarları, her sabah olduğu gibi ayıklandı, kararmasınlar diye limonlu ve bir kaşık unlu suyun içine atıldı. Haşlanan çağlalar  ve enginarların süt sapları biraz soğan ve bol Ayvalık zeytinyağıyla sotelendi. Bir tencereye enginarların çanakları dizildi, içlerine çağlalı karışım doldurulu.  Biraz su ve yine elbette bol Ayvalık zeytinyağıyla pişirilmeye bırakıldı.

Reklamlar

Bezelyeli Cunda Enginarı Dolması ”40 Enginar 6. Gün”

En sonunda beklenen an geldi ve Cunda Enginarı çıktı. Cunda enginarının ne farkı var? Bir kere Bayrampaşa enginarı gibi kocaman çanakları yok. Sakız enginara ya da İtalyan enginarına benzetilebilir. Ege bölgesinde en çok bu enginar cinsi bulunur ama Cunda’da yetişenlerin tadı gerçekten bir başkadır. Adalı bir arkadaşım Cunda enginarını yedikten sonra bir bardak su içmemi ve ağzımda bıraktığı tadı görmemi istemişti benden. Gerçekten inanamıyor insan bu enfes tada.

Enginarlarımız Thomas lakaplı Hüseyin Kesebir’in güzel çiftliğinden geldi, günün tarifi ise anneannemden. Enginarı hep böyle pişirirdi, çünkü dedem böyle severmiş. Bir  tarafta yemeklik soğan, havuç, patates ve bezelyeler Ayvalık Zeytinayağında şöyle bir çevrildi. Diğer tarafta enginarlar temizlendi, üst yapraklar kesilerek, çanakları meydana çıkarıldı. Sapları da körpe yerlerinden ayıklandı. Kararmamaları için limonlu suya koyuldu. Asıl tencerenin en altına enginarın sapları, sonra enginarlar dizildi. Hazırlanan içle enginarların çanakları dolduruldu. Tekrar bolca Ayvalık Zeytinyağı ve bol dereotuyla tencerenin kapağı kapanıp pişirilmeye bırakıldılar.  İşte sonuç.