Nihat Usta’nın Zeytinyağlı Enginarı ”40 Enginar 30. Gün”

ezgi guven tarafından

Ayvalık’a ilk geldiğimde yaklaşık on yıl önce annemin beni ilk götürdüğü lokanta Fırat Lokantası’ydı. Hatta aramızdaki konuşmayı hatırlıyorum. Saat 12’yi geçmediğine göre Nihat Usta’da yemek vardır demişti. Sadece öğlen yemeği verir Nihat Usta, tam yirmibeş yıldır aynı yerde ama saat 2’de giderseniz  mesela şansınızı kaybedersiniz. Yaptığı yemekler bildiğiniz tencere yemekleridir ama bu esnaf lokantasında örneğin ahtapot yahni göreceğinizi çok da tahmin etmeden girersiniz  içeri.

Bizim bu enginar sevdamız devam ederken aklıma hemen Nihat Usta gelmişti acaba ilginç bir enginar yemeği var mıdır diye. Ayna’nın da tadilatta olmasını fırsat bilerek annemle yine gittik Nihat Usta’ya erkenden, yemekler bitmeden. İçeri girer girmez, gördüm enginarı, dedim ki işte şansım yine yaver gidiyor. Zaten Nihat Usta’nın da enginar mevsiminde enginar pişirmemesi olanaksızdı aslında.

 

Enginarı nasıl pişirmiş, hiç bir numarası yok ama işte bu ”el lezzeti” burada orataya çıkıyor galiba. El lezzetinin üstüne de 25 yıllık deneyim eklenince… Zeytinyağlı Enginar pişirmiş. Enginarı bütün ayıklamış. Zaten ”işin sırrı enginarı ayıklamaktadır asıl” dedi. ”Nereye kadar ayıklayacağını iyi bilmelisin.” Dümdüz bir enginar. Dibine soğanları kavurmuş, soğanlar yumuşayınca enginarı ve biraz suyu ve tabii ki Ayvalık zeytinyağını eklemiş, enginar pişince bol limonla terbiyesini yapmış.  Üzerine de servis sırasında bol taze dereotu ve nane eklemiş.  Bu arada zeytinyağlı dediysem sakın aklınıza soğuk bir yemek gelmesin. Üzerinde dumanı tüten nefis bir enginar yemeği gelsin.

Reklamlar